BANA TEŞKİLATIN NUMARASINI GÖNDERİN.

Birkaç hafta önceydi. Motosikletli genç kurye arkadaşımız, telefonun karşı uçundaki kişi ye sesleniyordu. ‘’Bana teşkilatın numarasını gönderin’’ Tüm Türkiye merak etti bu teşkilatı.

Yok; yok heyecanlanmayın teşkilatı bulmadım. Başka bir şey söyleyeceğim. Bu olay kolluk kuvvetlerinin Pandemi (covid 19 ) kapsamında düzenledikleri denetimler sırasında yaşandı.

*kolluk kuvvetleri ellerinden geldiğince bu arkadaşla iletişim kurmaya çalışarak süreci yürütmeye çalıştılar.

*ben kimlik vermem, zor kullanın da o zaman görüşürüz vs. gibi cümleler kuran arkadaş da sürece uygun davranmadı.

*Buna benzer daha önce medya ya yansıyan birkaç vaka daha oldu.

Hepimizin sağlığı ve geleceğimiz için bu tip denetimlerde görevli kişilere elbette yardımcı olup kurallara mazeretsiz uymalıyız.

Ve daha da önemlisi çocuklarımıza da koyulan kurallara uyma kültürünü mutlaka aşılamalıyız.

Buraya kadar her şey normal peki anormal olan ne?

Bu iş te bir anormallik var, benim gördüğüm anormal durumu yazmadan önce şunu bilelim;

Devlet; toprak bütünlüğüne bağlı olarak siyasal örgütlü bir ulusun ya da uluslar topluluğunun oluşturduğu tüzel varlık.

İlaveten; Herkesin eşit olduğu, adil bir adalet sistemi olan, vatandaşları arasında ayrımcılık yapmayan, kimsenin ayrıcalıklı bir imtiyaza sahip olmadığı çatır, çatır işleyen bir sistem.

Bizde öyle mi peki, değil.

Siyasi konularda yandaşınızı ayırdınız, anlarız.(en azından anlamış gibi yapalım)

Ekonomik alanda yandaşınızı kayırdınız anlarız ( en azından anlamış gibi yapalım)

İnanç grubu olarak yandaşı baş tacı ettiniz anlarız.

İyi de yandaşınızı pandemi den muaf tutmak da ne demek oluyor. Bunu anlamak mümkün değil.

*denetimler sırasında tek, tek, yakaladığınız vatandaşlara ceza keseceksiniz.

Ama iş Ayasofya nın açılışına gelince, çoğu vatandaşın ne sosyal mesafe ne maske kuralına uymadığını, görmeyeceksiniz.

İş Rize de miting yapmaya gelince, kanunlar donacak. Kurallar rafa kalkacak.

Corona virüs nedeni ile 30 AGUSTOS etkinliklerini iptal edeceksin.

31 Ağustos da Rize de çay yağması yapacaksın.

Daha da vahim bir şey söyleyeyim,

Kesk e bağlı Birleşik Taşımacılık Çalışanları Sendikası, üyeleri TCDD ye covid 19 önlemleri kapsamında gerekli tedbirlerin alınması adına bir dilekçe vermişlerdi.

Dezenfektasyon, iş yoğunluğunun olmadığı anlarda sefer sayılarının düşürülmesi, mesai saatlerinin düzenlenmesi vs. gibi

Bu dilekçe den 50 gün sonra 32 TCDD çalışanın yerleri değiştirildi.

Bunun 17 si BTS üyesiydi.

Kısacası çeşitli illere sürgün edilmişlerdi, Tüm bunları protesto etmek için İzmir Alsancak garında yapılan ve sosyal mesafe, maske kurallarına sonuna kadar uyulan bir protesto eylemi yapıldı.(raylarda sembolik bir yürüyüş yapıldı)

Ve sonunda ne oldu biliyor musunuz?

Bu eyleme katılan TCDD çalışanlarına soysal mesafe kuralına uymadıkları gerekçesi ile 3 ay sonra 3150 tl para cezası geldi.

Bu yüzden tekrar hatırlatmakta fayda var. Anlaması gerekenlerin anlayacağı bir dilde;

Aklı öldürürsen, Ahlak da ölür. Akıl ve Ahlak öldüğünde, millet bölünür. Kadı’yı satın aldığın gün Adalet ölür. Adaleti öldürdüğün gün: Devlet de ölür….(Fatih Sultan Mehmet)

Yani; bana teşkilatın numarasını göndermeyin, devletin adaletini gönderin.

Sevgi ile…

Makale Hakkında Yorum Yapın!

Bir cevap yazın

Makale Hakkında Yapılan Yorumlar

Bu yazıya henüz yorum yapılmamış.