BU MÜCADELENİN NERESİNDESİN ?

Bu gün 5 Aralık 2020. Türk Kadınına Seçme ve Seçilme Hakkı Verilmesinin 86. Yılı Bu günü kutlamadan önce şunu sormak gerekir Biz kadınlar, kazanılmış haklarımıza sahip çıkabildik mi? Çünkü, bu güne baktığımızda ülkemizde kadın siyasette olsun iş yaşamında olsun dünyanın çok çok gerisinde Bunu nedenlerini şöyle sıralayabiliriz. Örf ve adetler, kadının üstünde çok yük olması toplumun kadına bakışı diyerek bu listeyi uzatabiliriz. Ama dönüp kendimize baktığımızda bizim hiç suçumuz yok mu?

Dünyaya geldiğimizden itibaren erkek egemen toplumun kurallarını itirazsız benimsemiş olmamızın ezilmemizin ikinci planda kalmamızın nedenlerinden biri değil mi ?

Diyeceksiniz ki itiraz edenler öldürülüyor bu ülke de, haklısınız ben kırsal kesimden bahsetmiyorum. Ben beyni hurafelerle uyuşturulmuş örümcek beyinlilerden de bahsetmiyorum. Batı da bolluk içinde yaşayan baba parası sonra da koca parası ile var olan kadından bahsediyorum. Ben siyasetten anlamam, kocam kime oy verecekse ben o partiye oy veririm demeyi kendine yediren kişiliği gelişmemiş, geliştirmek içinde en ufak bir isteği olmadan sorgulamadan uzak yaşayarak, dünyadan bir haber yaşamayı kendine layık gören kadınlardan bahsediyorum. Kızına bir kişilik verme yerine, süsleyip püsleyip zengin koca arayan annelerden bahsediyorum. Marka peşinde lüks meraklısı birbirleri ile yarışan mürekkep yalamış ama bu mürekkep yalaması beyninin çalışmasına pek faydası olmamış kadınlardan bahsediyorum. Kendisini aldatan kocaya sırf parası için tahammül eden kadınlardan bahsediyorum. Siyaseti bile kendi mücadelesiyle değil, bir erkeğin arkasına sığınarak yapan aman beni de listene al diyerek birilerinin peşinde koşan kadınlardan bahsediyorum.

Bekler durur birileri bana bir etiket versin de benimde toplumda bir yerim olsun diye ama kendi başına bir şeyler yapmak kendini geliştirmek hiç aklına gelmez Burada yalnız, bazı kadınlara haksızlık etmeyelim öyle kadınlar var ki erkeğin boyunduruğunu reddetmiş iş hayatında kariyerinin doruklarına çıkmış veya siyasetin içinde eğer bir yerlere gelmek istiyorsa kimseye eyvallah etmeyen, konuştu mu kendini dinleten devamlı okuyup araştıran ben bu kadınları alkışlıyorum ama o kadar azlar ki maalesef Kadınların erkeğe yaslanmadan kendi başına ayakta durmasını becerdiği sorgulamayı başardığı gün ülkede çok şey değişecek Buda epey zor zannedersem sadece kadınlar olarak değil millet olarak bize her şey tepede inme geldiği için haklarımızı bilmiyor bu yönde mücadele edemiyoruz.

Büyük Atatürk keşke biraz daha yaşasa idi de, kendi haklarımız konusunda mücadeleyi sindire sindire öğrenebilseydik. Kadınlara iki imaj yapıştırılmış namusu kadına yükleyerek ya eve kapatılan kadın, yada dişiliğinle süsünle püsünle öne çıkartılan kadın, yani cinsel obje. Biz kadınların yapacağı tek şey bu sunulan kadın imajını reddederek okuyan düşünen sorgulayan ne istediğini bilen kadınlar olarak özgürlüğü yakalamak.

Büyük Devrimci Mustafa Kemal Atatürk’ü saygı ve minnetle anıyor Ve kadınların erkek egemen toplumun baskısını kırarak özgürleştiği Nice 5 Aralık’lara

Makale Hakkında Yorum Yapın!

Bir cevap yazın

Makale Hakkında Yapılan Yorumlar

Bu yazıya henüz yorum yapılmamış.